Trompet repertuvarı barok ve klasik dönemle sınırlı sayılır. Bu yaygın kanı eksiktir.
Yirminci yüzyılın ikinci yarısından itibaren çalgı için yazılan eser sayısı belirgin biçimde arttı ve bu artışın arkasında icracıların kendi girişimleri vardır.
İsveçli trompetçi Håkan Hardenberger bu alanda öncü isimlerden biridir. Çağdaş repertuvarın hem icracısı hem de siparişçisi olarak çalgının sınırlarını zorlayan eserlerin ortaya çıkmasına katkıda bulunmuştur.
Teknik ustalığı ile ses güzelliğini birlikte taşıması, bu eserlerin çalınabilir hâle gelmesini sağladı.
İngiliz trompetçi Alison Balsom aynı çizgiyi sürdüren isimlerdendir. Dokuz yaşında Hardenberger'in bir konserini dinlemesi, solo icracı olma kararında belirleyici olmuştur; sonraki yıllarda onunla çalışmıştır.
Bu ilişki, geleneğin nasıl aktarıldığına dair somut bir örnektir. Kursiyer açısından çağdaş repertuvarın anlamı şudur: çalgının imkânları sabit değildir. Yeni eserler çoğunlukla yeni teknikler ister; bu teknikler önce imkânsız görünür, sonra müfredatın parçası olur. Bu yüzden repertuvar seçimi yalnızca geçmişe bakılarak yapılmaz.
Derslerimizde repertuvar planı, dönem çeşitliliği gözetilerek ve çağdaş eserler dışarıda bırakılmadan kurulur.