Caz eğitiminde en eski ve en etkili yöntem, bir soloyu kayıttan dinleyerek çözmektir. Buna transkripsiyon denir ve nota yazmak zorunlu değildir; asıl amaç sesi tanımaktır.
Yöntem şu sırayla işler. Önce solo defalarca dinlenir, ezberlenene kadar. Bu aşamada çalgıya dokunulmaz.
Ardından kısa bir bölüm, genellikle iki dört ölçü, çalgıyla bulunmaya çalışılır. Nota aranmaz, ses aranır.
Bölüm oturduğunda bir sonrakine geçilir. Süreç yavaştır ve bu yavaşlık yöntemin parçasıdır.
Kazanımı üç başlıkta toplanır. Birincisi kulak: kursiyer aralıkları ve akor renklerini duyarak tanımaya başlar.
İkincisi üslup. Notaya dökülmeyen şeyler burada öğrenilir; girişin ne kadar geç yapıldığı, sesin nasıl bırakıldığı, hangi notanın vurgulandığı.
Üçüncüsü dağarcık. Çözülen her cümle, kursiyerin kendi doğaçlamasında kullanabileceği bir malzemeye dönüşür.
Yaygın hata çok uzun solo seçmektir. Sekiz ölçülük bir bölüm, bir korusun tamamından daha öğreticidir.
İkinci hata tempoyu düşürmemektir; yavaşlatılmış kayıt bu çalışmayı mümkün kılar. Derslerimizde transkripsiyon çalışması kısa bölümlerle ve dinleme aşamasına ayrı zaman ayrılarak yürütülür.