Kursiyerlerin çoğu dayanıklılığı bir süre sorunu sanır. Daha uzun çalışırsam daha uzun çalabilirim diye düşünür.
Trompette bu ilişki tersine işler.
Dudak dokusu yorulduğunda titreşim niteliği bozulur. Bozulmuş titreşimle sürdürülen çalışma, doğru hareketi değil yanlış hareketi pekiştirir.
Yani yorgunken çalışmak, öğrenmeyi geriye götürür.
Doğru yaklaşım çalışmayı bloklara bölmektir. Yirmi dakika çalışma, beş dakika tam dinlenme. Dinlenme sırasında çalgı elden bırakılır ve dudak serbest kalır.
Bu düzenle günde toplam bir saat çalışan bir kursiyer, aralıksız bir saat çalışandan belirgin biçimde daha hızlı ilerler.
İkinci mesele basınçtır. Çalgıyı dudağa bastırarak ses aramak, dayanıklılığı düşüren tek en büyük etkendir. Basınç azaldığında çalışma süresi kendiliğinden uzar.
Üçüncüsü gürlüktür. Sürekli yüksek sesle çalışmak yorgunluğu hızlandırır; çalışmanın büyük bölümü orta ve düşük gürlükte yapılır.
Dördüncüsü uykudur. Kas dokusu dinlenmeden onarılmaz; bu, çalışma planının görünmeyen parçasıdır.
Dayanıklılık haftalar içinde artar ve artış kalıcıdır. Derslerimizde çalışma süresi bloklara bölünerek planlanır ve dinlenme aralıkları programın parçasıdır.