Adolph Herseth, Chicago Senfoni Orkestrasının baş trompetçisi olarak elli yılı aşkın süre görev yaptı ve kuşağının önde gelen bakır nefesli icracılarından sayıldı.
Orkestraya 1948'de katıldı. Bugün orkestranın baş trompet koltuğu onun adını taşır.
Herseth'in adı, ellili ve altmışlı yıllarda biçimlenen belirli bir bakır grubu sesiyle birlikte anılır. Bu ses güç, kesinlik ve parlaklıkla tanımlanan bir anlayışı temsil eder.
İlginç olan şudur: Herseth, hayranlık duyduğu icracılar arasında Maurice André'yi de saymıştır. 1977 tarihli bir söyleşide André'nin solo icrası için hayranlığını açıkça belirtmiştir.
Bu, bir orkestra icracısının solo geleneği yakından izlediğini gösterir. Kursiyer açısından buradan çıkan ders şudur: orkestra trompetçiliği yalnızca yüksek sesle çalmak değildir.
Orkestra içinde trompet bazen melodiyi taşır, bazen armoninin üst sesini tutar, bazen yalnızca renk katar. Bu üç işlev farklı ton ve farklı gürlük dengesi gerektirir.
Kursiyerin öğrenmesi gereken şey, hangi anda hangi işlevi üstlendiğini duymaktır. Bu duyuş yalnızca topluluk içinde kazanılır; birebir derste anlatılabilir ama öğrenilemez. Derslerimizde orkestra çalışmaları, kursiyerin topluluk içindeki işlevini ayırt etmesi üzerine kurulur.